İçeriğe geç

Koruculara tazminat verilecek mi ?

Hikaye anlatmaya başladığımda, hepimiz birer karakter gibi hissediyoruz, değil mi? Ya da belki de bu hikaye, aslında sizin hikayenizdir… Bugün sizlere, yıllardır kendi hayatını, kendi ailesini, köyünü, halkını savunan bir güvenlik korucusunun ve onun ailesinin hikayesini anlatacağım. Belki de uzun zaman boyunca hakkı olan bir şeyi almadığı için hayal kırıklığı yaşayan bir adamın, belki de toplumda unutulmuş bir kişinin sesini duyacaksınız. Bütün bu sorular ve düşünceler içinde, bir cevabın peşinden gitmek zorundayız: “Koruculara tazminat verilecek mi?”

Kaan’ın Hikayesi: “Bir Adım Sonra Ne Olacak?”

Kaan, Doğu Anadolu’nun yüksek dağlarının eteğinde, bir köyde doğmuş, büyümüş ve sonra da güvenlik korucusu olarak göreve başlamış bir adam. Kaan’ın hayatı, biraz dağ, biraz dağcılık, biraz dağ köyüydü. Onun için, her sabah, kar kış demeden dağlara çıkmak ve köyü korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda bir onurdu. Ancak her zaman içinde bir eksiklik vardı, bir soru işareti: “Bir gün, buna değer bir şey alacak mıyım?”

Kaan’ın çözüm odaklı bakışı, işini daima en iyi şekilde yapmasına sebep olmuştu. Her riskin, her zorluğun içinde bir çözüm bulmaya çalıştı. Ama bir şey vardı ki, o da çözümü hep erteleyen bir mesele: “Tazminat meselesi”. Kaan, köyünü korumak için çokça risk aldı, yaralandı, bazen hayatını tehlikeye atarak görevini yaptı. Ama ödüllerini, tazminatını hep bekledi. “Bir gün” dedi kendi kendine, “Bir gün bu alınacak.”

Ayşe’nin Bakışı: “Sadece Bunu İstiyorum”

Ayşe, Kaan’ın eşi. O, her zaman daha empatik, daha duygusal bir yaklaşım sergiliyordu. Kaan’ın her risk aldığı gün, içi bir nebze olsun huzursuz olurdu. “Bir gün bir şey olacak, bir gün belki onun hakkını alacak, ama ben her gün endişeleniyorum.” Ayşe, Kaan’a her zaman destek olmak istedi ama bir yandan da, “Neden hakkı olanı alamaz?” diye düşünüp duruyordu. Ayşe’nin bakışı hep aynıydı: “Bunu hak ettiğini biliyorum, ama nedir bu yıllarca süren bekleyiş? İnsan değerini sadece görevle ölçmemeli.”

Ayşe, Kaan’ın her zorluğunu paylaştı, ama bir gün tazminat konusunu açtı ve Kaan’a şöyle dedi: “Bunu sadece bir sayı olarak görmüyorum. Bu senin emeğin, senin hayatın. Bu kadar yıllık mücadelenin karşılığı olmalı. Sadece senin değil, bizim de hakkımız.”

Tazminat Meselesi: Umut ve Bekleyiş

Kaan ve Ayşe’nin bu meseledeki ortak noktaları, tazminatın yalnızca bir para meselesi olmadığını hissetmeleriydi. Onlar için bu, emeklerinin bir karşılık bulması, yıllarca verdiği mücadelenin tanınması anlamına geliyordu. Ama bu işin içinde bir de devletin yavaş işleyen bürokratik çarkları vardı. 2023 yılında yapılan düzenlemelerle, güvenlik korucularına sağlanacak tazminatın gündemde olduğu duyuruldu. Ancak bu düzenlemelerin tam anlamıyla hayata geçmesi zaman alıyordu. “Bundan sonraki adım ne olacak?” sorusu, Kaan’ın zihninde sürekli yankılanıyordu.

Çözüm: Gelecekteki Adımlar

Şu an için koruculara tazminat verilmesiyle ilgili kesin bir karar çıkmış değil, ancak devletin bu konuda attığı adımlar, özellikle 2020’den sonra hız kazandı. 2019’da başlayan süreçle, bir tazminat düzenlemesi, güvenlik korucularının haklarını daha adil bir şekilde teslim etmeyi vaat ediyordu. Bu yavaş ama kararlı adımlar, Kaan’ın ve diğer korucuların umudunu taze tutuyor. Ancak kesin bir çözüm gelene kadar, Kaan’ın hikayesi gibi, “bu mücadele” devam ediyor.

Kaan’ın Hayali: “Bir Gün Bunu Alacağım”

Kaan, bir gün köyü ve ailesi için gerçekten hak ettiği tazminatı alacağını umut ediyor. O, güvenlik koruculuğunun sadece bir görev değil, aynı zamanda bir onur meselesi olduğunu biliyor. Ama belki de her şeyin ötesinde, o aslında sadece “değerinin fark edilmesini” istiyor. Ayşe’nin duygusal bakış açısıyla, Kaan bu mücadelesine devam ediyor.

Sonuç: Hep Birlikte, Bizim Hikayemiz

İşte bu yüzden, arkadaşlar, sadece Kaan’ın değil, bu topraklarda mücadele eden her güvenlik korucusunun hakkı olanı alması için hepimizin sesini duyurması önemli. Tazminat meselesi belki de büyük bir devrim değil, ama Kaan gibi emek veren insanlara duyduğumuz minnettarlığın bir göstergesi olacak. Bizler, toplumu oluşturan her bir birey olarak, Kaan’a ve diğer koruculara hak ettikleri değeri verme zamanını dört gözle bekliyoruz. Belki de bu yazıyla bir adım daha atmış oluruz.

Peki ya siz, bu konuda ne düşünüyorsunuz? Korucuların hakkı olan tazminatları alıp almayacaklarıyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız? Bu yazı, sadece bir başlangıçtır ve sizin sesinizle daha güçlü olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://ilbet.online/vdcasino girişvdcasino girişhttps://www.betexper.xyz/