Kayseri’nin Soğuk Sabahlarında Başlayan Bir Hikâye
Kayseri’de kış erken gelir, bunu artık ezberledim. Sabahları yüzüme çarpan hava, sanki geceden kalma bütün düşüncelerimi tek tek uyandırıyor. 25 yaşındayım ve hâlâ “tam olarak ne yapıyorum ben?” sorusunu kendime sormaktan vazgeçebilmiş değilim. Günlüklerim dolu ama cevaplarım hep eksik.
O sabah da yine öyleydi. Ellerim cebimde, işe gitmek için otobüs durağına yürürken aklımda tek bir cümle dönüp duruyordu: İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar? Bunu ilk kez bir forumda görmüştüm. Sonra bir arkadaşım da bahsetti. Ama ben o an sadece rakamı merak etmiyordum. Bir şeylerin değişip değişmeyeceğini merak ediyordum.
Çünkü hayatımda bazı aylar vardır, sadece “geçmek” için yaşarsın. İşte o dönemlerden birindeydim.
Bir Kahve Dükkanında Başlayan Hesaplar
Durağın karşısındaki küçük kahveciye girdim. Cam buğulu, içerisi sıcak, dışarısı ise Kayseri’nin o sert rüzgârı… Elimi ısıtırken cebimdeki son bozuklukları saydım. Kendime kızdım sonra, hep aynı şey.
Barista çocuk beni tanıyor artık. Göz ucuyla “yine mi?” der gibi baktı ama bir şey demedi. Ben de sormadım zaten.
Telefonumu açtım. Google’da yine aynı arama: İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar?
Rakamları gördüm ama bir şey hissetmedim önce. Sanki sayı değil de uzak bir şehir gibi. 500 TL, 700 TL, 1000 TL… Her yerde farklı bir bilgi. Kafam daha da karıştı. Ama içimde garip bir umut kıpırdadı. Çünkü en azından bir “ihtimal” vardı.
O an kendi kendime şunu dedim: “Belki de bu ay biraz daha rahat nefes alabilirim.”
Ama sonra içimdeki o tanıdık ses yine konuştu: “Ya olmazsa?”
Günlük Sayfasına Dökülen Gerçek
Akşam eve döndüğümde defterimi açtım. Günlük tutmak benim için terapi gibi. Kimseye anlatamadıklarımı sayfalara bırakıyorum.
Bugün şöyle yazmışım:
“Kayseri çok soğuk. İnsanlar hızlı yürüyor. Ben yavaşım. Sanki herkes bir yere yetişiyor da ben hep geride kalıyorum. İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar diye düşündüm bugün. Çünkü gerçekten bilmiyorum, hayatım nereye gidiyor.”
Kalemi bıraktım. Uzun süre sayfaya baktım. İçimde garip bir boşluk vardı. Sanki bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi.
Ama aynı zamanda küçük bir umut da vardı. Çünkü insan, en zor zamanında bile bir ihtimal bulur.
İş Yerinde Sessiz Konuşmalar
Ertesi gün iş yerinde öğle arasında konu açıldı. Bir arkadaşım, “İŞKUR desteği çıkmış diyorlar” dedi.
Bir anda kulaklarım açıldı. Sanki o cümle sadece bana söylenmiş gibi.
“Herkese mi?” diye sordum hemen.
Omuz silkti. “Sanırım bazı şartlar varmış.”
İşte o an içimdeki umut biraz düştü. Çünkü her şeyin “şartı” vardı. Hayatta bile.
Telefonumu tekrar açtım. Yine aynı arama: İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar?
Bu sefer daha dikkatli okudum. Ama her kaynak başka bir şey söylüyordu. Bir yerde farklı, bir yerde başka.
Kafamın içinde tek bir şey dönüyordu: “Keşke net olsa.”
Ama hayat net değil zaten.
Kayseri Sokaklarında Düşünceler
İş çıkışı yürümeyi seviyorum. Kayseri sokakları geniş ama insanın içini daraltabilen bir sessizliği var. Özellikle akşamları.
Bir köşede durdum. Elimde poşet yoktu ama sanki bir şeyler taşıyormuşum gibi hissediyordum. Görünmeyen yüklerim vardı.
O sırada aklıma annem geldi. Evde ne kadar dikkatli harcama yaptığını biliyorum. Bazen sırf ben üzülmeyeyim diye bir şey söylemez.
İşte o an içimde bir kırılma oldu. “Ben ne yapıyorum?” diye düşündüm.
Ve yine o soru: İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar?
Ama bu sefer soru para için değil, nefes almak içindi.
Bir Umutla Karışık Hayal Kırıklığı
Buna da Göz Atın: İşkembenin ilk haşlama suyu dökülür mü ?
Bir akşam arkadaşlarla otururken konu tekrar açıldı. Herkes farklı bir şey söylüyor. Biri “şu kadar” diyor, biri “yok öyle değil” diyor.
Ben sadece dinledim.
İçimde garip bir şey vardı. Ne tam umut, ne tam hayal kırıklığı… İkisinin ortasında sıkışmış gibiydim.
O gece eve döndüğümde defterime şunu yazdım:
“İnsan bazen rakamların bile kendisini değiştireceğini sanıyor. Ama belki de değişen şey rakam değil, beklenti.”
Sonra uzun süre uyuyamadım.
Gerçekle Yüzleşme
Ertesi gün bir tanıdıkla konuştum. O daha net konuştu.
“Başvuru yapman lazım, şartlara bakman lazım, her şey otomatik değil.”
O an içimdeki o küçük umut tekrar şekil değiştirdi. Artık sadece bir “bilgi” değildi. Bir sürece dönüşmüştü.
Telefonuma tekrar baktım. Arama geçmişimde aynı cümle:
İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar?
Ama artık bu cümle bana sadece bir rakam gibi gelmiyordu. Bir bekleyişti. Bir ihtimaldi. Belki de bir sabır sınavıydı.
“İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar” konusunu beğendiyseniz Taksitleev sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.
Gece Sessizliğinde Kendimle Konuşmak
Gece Kayseri daha da sessiz olur. Sanki şehir bile düşüncelere saygı gösterir.
Yatağa uzandım. Tavanı izledim.
Kendime dürüst olmak zorundaydım: Yorulmuştum.
Ama tuhaf bir şekilde tamamen bitmemiştim.
İçimde hâlâ küçük bir şey vardı. “Devam et” diyen bir ses.
Defterimi açtım son kez o gece.
“Bugün çok düşündüm. Para, destek, sistem… Hepsi önemli ama en çok ben yoruldum. Yine de içimde bir şey hâlâ vazgeçmiyor.”
O cümleyi yazınca biraz rahatladım.
Beklemenin Öğrettiği Şeyler
Zaman geçiyor. Her gün aynı soru biraz daha değişiyor içimde.
Artık sadece İŞKUR asgari ücret desteği ne kadar? diye sormuyorum.
Onun yerine şunu düşünüyorum:
“Ben ne kadar dayanabilirim?”
Çünkü fark ettim ki bazı şeyler sadece maddi değil. İnsan bazen bir cevaptan çok, bir güven duygusu arıyor.
Ve bu süreç bana şunu öğretti: Beklemek de bir tür yaşamak.
Küçük Bir Umudun Kalması
Bugün hâlâ Kayseri’deyim. Hâlâ aynı sokaklardan geçiyorum. Hâlâ aynı soruyu bazen kendime soruyorum.
Ama artık o soru beni eskisi kadar kırmıyor.
Çünkü öğrendim ki bazı soruların cevabı hemen gelmez. Bazen insan, cevabı beklerken değişir.
Ve belki de en önemli şey şu: İçimde hâlâ küçük de olsa bir umut var.
O umut bana şunu fısıldıyor:
“Bir gün her şey biraz daha anlaşılır olacak.”
Ben de ona inanmak istiyorum.
Sizin İçin Seçtik: İşkolu kodu ne demek ?